World News Turkey

Bedenim Ruhuma Dar!

Bedenim Ruhuma Dar!
2
10 Şubat 2026 - 0:17

Bedenim Ruhuma Dar!

(Size bir hiperaktifin dünyasını anlatacağım şimdi)

Ah be biz hiperaktifler ne çektik ruhumuzla bedenimizden …

Öyle bir dengesizlik ki…

Bedenimiz sürekli hareket halinde biz hiperaktiflerin. Bir o kadar da durmak ve oturmak zorundayız.

Emin olun bizi de çok yoruyor bu durum.

Sürekli bir hareket, bitmeyen bir enerji…

Bazen uykusuzluk bile enerjiyi düşüremiyor. İçten gelen bir enerji…

Kim ne yapabilir ki…

İnsanların yerinde “dur-yapma”, “bizi dinlemiyorsun” uyarısı bizim için de gerçekten zor. Bazen ruhsal olarak da  toplumsal olarak da kabul görmediğini hissediyorsun .

“Dersler” desen, zaten ders ortamı çok sıkıcı ve bunu bilinçli bir şekilde yönetebilmeyi de bilmiyorsun.

Kendince hareketlendirmeye çalışıyorsun… Öğretmenin gözünün içine bakıyorsun kaldırsın tahtayı sildirsin, görev versin, fotokopi çektirmeye yollasın diye bekliyorsun… Ama görmüyor! Belki de çok hareketliyiz diye…

Ders çalışman gerektiğini ve eksiklerinin farkındasın ancak oturabilmek zor…

Yetişkin oluyorsun, hareket etmeyi seviyorsun diye tüm işler sana kalıyor. Bir de görevin olmayanlara yardım edeyim derken görev üstüne kalıyor fazladan sorumluluk alıyorsun. “O çalışmayı seviyor zaten diyorlar” üstüne de…

Arkadaşlarınla bir yere gittiğinde bile; hemen sıkılıyorsun, alıyorsun eline kürdanı veya peçeteyi başlıyorsun tırtıklamaya… İçinden geldiğini anlamadan bir de üstüne azar işitiyorsun!

Herkes zannediyor ki bedenimiz elimiz, kolumuz hareket halinde.

Oysa ki yetişkin ve bu işin üzerine çalışan biri olarak, bedenimin hareketinin beynimden değil ruhumdan geldiğini hissediyorum artık…

Derslerim hiçbir zaman iyi olmadı. Mükemmel bir öğrenci asla olamadım. Aklımın yarısı başka işteydi gerisi başka işte hep bir odaklanamama sorunum vardı.

Hiperaktivitenin verilmiş bir şans olduğunu anlayıncaya kadar birçok yerde eksik kaldım, yarım kaldım. Çünkü hiperaktivite, nasıl yönetilir bilmiyordum.

Yaptığım işler sonuca varamıyor, kendimi yönetemiyordum. Bu durumda da eksiklik ve yetersizlik hissi çok fazla oluyordu. Yani kendi yapabilirliğime inancım yoktu.

Bu durumun farkına varıp, bilinçli bir şekilde yönetmeye başladığımda birçok kişinin önündeki engeli nasıl kaldırması gerektiğini fark ettim. Oysaki hiperaktivite bedene değil ruha verilmiş bir şanstı eğer ki bunu bilinçle bir birleştirebiliyorsan.

Tabii ki her ergen gibi her şeyin puslu olduğu bir çağda fark edemiyorsun bunu, otuzlu yaşların başında aydınlanıyor insan beyni.

Şans olarak verilmiş bu bitmeyen enerjiyi yönetmeye başlıyorsun. Bir de üzerine iradeyi ve azmi ekledin mi enfes oluyor… 😊

Zamanında yerine getiremediğin hayalleri ve hedefleri neresinden dönülürse kardır niyetiyle yeniden hayaller çiziyorsun hayatına ve onların peşinde koşturuyorsun.

Kendini buluyorsun. Kendini gerçekleştiriyorsun.

Öğrenmişsindir artık “elalem ne der” cümlesinin çalışmadığını 😊

Hayallerine yaklaşmak her geçen gün biraz daha kolaydır artık, kendi potansiyelinin ve yapabilirliğinin de farkındasındır üstelik.

Hayallerinin peşinden adeta bir maratoncu edasıyla koşarsın, kimse anlamaz sendeki bu hızın esas sebebini çünkü geriden gelmişsindir. Ama farkındasındır da her şeyin.

Evet hiperaktif olmamdan çevremdeki herkes rahatsız 😊 Bazı arkadaşlarım “otur“ der, “dur artık biz yorulduk senin hareketinden” derler.

Artık; çalışma hayatı, yaşım gereği ve toplumsal baskılarla oturabiliyorum. Ama zorla…

Dört kitap, yüzlerce köşe yazısı, onlarca eğitim alıp, binlerce kitap okuyup üstüne dört üniversite okuyan bir hiperaktif olarak bunları yazıyorum.

En büyük sorunum “oturabilmek”…

Kendime yaptığım onlarca telkinden sonra “Oturabildiğim” anda üretmeye başlıyorum.

Ancak gelin görün ki bedenim otururken ruhum havada volta atıyor…

Anlayacağınız “bu beden, bu ruha dar!”

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive Bozukluğu üzerine çalışan biri olarak bu çocukların ne hissettiğini ne yaşadığını öyle iyi anlıyorum ki…

Siz kıymetli ebeveynler lütfen önce “hayatta en önemli varlığımız” dediğiniz çocuklarınızı önce anlamaya çalışın sonra onlara kolaylıkla yardım edeceksiniz.

Saygılarımla,

Süreyya Kocadağ ®

Sosyolog

Uzm. Aile Danışmanı-Dikkat Eğitmeni

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.