Çatlama cesareti gösteren tohum olmak ve ya olabilmek, bu sözü 2015 yılında bir kitapta
okumuştum. Sözün ne demek olduğunu soyut kavramlarla anladığımda kendime sormuştum
cesaretin var mı diye, kendime olan cevabım “evet var” oldu. Kendimden aldığım güçle
yenilikler ortaya çıkardım.
Peki neydi “çatlama cesareti gösteren tohum olmak ya da olabilmek”, aslında bu deyiş
herkes için farklı anlamalara yol açabilir.
Bende anlamı kendine güvendir, kendi yapabilirliğine inanmaktır. Süreçlerde
karşılaşılabilecek zorluklara dayanmaktır, dayanabilme becerisidir.
Biraz da somut olarak bakacak olursam, bir tohumdan fidan olup yeniden bir şeyler
üretmesini bekliyoruz. Tohumun bunu yapabilmesi için toprağın altında, haftalar, aylar
geçirmesi gerekiyor. O karanlık ortamda tek başına hazırlanıyor doğum sürecine, sancılıdır
doğum süreci, hele toprağın altından, toprağı yararak çıkmak yok mu daha da acı vericidir.
Sonra büyümek için uğraşırsın, kışın soğukta, yazın sıcakta büyümeyi ve üreteceğin, çiçek
açacağın günü beklersin. Sadece o kadar mı, ardından meyven çıkar hasat olur ve kendi
haline terk edilirsin. Süreç tekrar başa döner. Aynı döngü hep sürer. Zordur, sancılıdır.
Çatlama cesareti gösteremeyen tohumu da ekersin toprağın altına, bakar sürece, zor
olduğunu anlayınca öylece toprağın altında kalır ve yok olur gider kendi olamadan.
Böyle kişilikler konfor alanında çıkmak istemezler, zordur bu tür karakterler için ortaya bir
şeyler çıkarmak.
Soruyorum size, “çatlama cesareti gösteren tohum olabilecek “güç ve enerji var mı? Cesaret,
özgüven, coşku, azim…
Yol uzun ve yorucu…karşına engeller çıksa da bazı yerde, bazı şekilde, zaman kaybetmek
zorunda kalsan da, hatalı kararlar verip zararını görsen de, yolda gördüğün rüzgarın ve ya
fırtınanın etkisinde kalsan da, yaptığın hatayı fark ettiğinde üzülme, çünkü yine sen kazandın,
deneyimledin, daha da güçlendin ve olgunlaştın. Merak etme yaşamış olduklarından aldığın
ders varsa bir daha aynı hatalara düşmeyeceksin.
“Hata” illaki yapacaksın, illaki eleştirileceksin. “Hata” üretimin, eylemin olduğu yerde olur.
Başarı da üretimin olduğu yerde. Yapılan eleştirilerin hepsini ciddiye almamak lazım, ama bir
o kadar da kendini sorgulamak daha iyiyi ortaya çıkarmak için güzel bir sebeptir eleştiri
Zordur çatlayabilme cesareti gösterebilmek, emek ister, sabır ister, zaman ister, biyolojik
güçten ziyade psikolojik güç gerektirir. Süreç içerisinde sürekli ilerlemek diye bir şey yoktur.
Zigzaglar çizersin, düşersin-kalkarsın hayattır bu. Düşmek hayatta olabilecek bir durum fakat
düştüğün yerden hangi hızla geri kalkacaksın. Esas olan budur. Hayata dönüşün ne kadar
sürecek. İşte burada “duygusal güç” dediğimiz durum devreye girer. Duygularımızı düzeltme
süremiz bizim gücümüzdür.
Duygusal gücü nasıl mı kazanırsın? Kendinden, yaptıklarından, yapacaklarından,
cesaretinden… Kendine söylediğin “yapabilirsin ”de saklıdır.
Sadece düşüş dönemlerinde gerekli değildir “duygusal güç” hayatının her anında seni mutlu
edecek, istediğini yapmak için sonuca ulaştırıcı temel etkendir.
Kendine olan saygını kaybetme hiçbir zaman, çünkü sen çatlayabilme cesareti gösterdin
herkese ve her şeye rağmen…
Kendinle gurur duy, bir kez çatlayabilme cesareti gösterebildiysen eğer bu alışkanlık haline gelecektir ve sürekli kendini yenileyeceksindir.
Saygılarımla
Süreyya Kocadağ
Sosyolog
Uzm. Aile Danışmanı-Dikkat Eğitmeni


“hayalle hakikat arasında ince çizgilerde gidip gelmekte aklımın trenleri”
“hayalle hakikat arasında ince çizgilerde gidip gelmekte aklımın trenleri”
Ya Hep Ya Hiç…
Unutulan Konuşma…
AK Parti Sözcüsü Çelik: “Cumhurbaşkanımız cumartesi sabahı tarihi bir konuşma yapacak”
İstemekle olmuyordu…